Gizemli Kıta Afrika Turu

28 Haziran 2015

Arçelik-LG Klima çalışanı Burcu Canbulat’ın, eşiyle birlikte gerçekleştirdiği  Gizemli Kıta Afrika Turu izlenimleri, bu eski kıtaya gitmek için sebeplerimizi artırıyor. Koç Bizden Haberler dergimiz için planlamanızı, rotanızı ve tavsiyelerinizi anlatabilir misiniz?

Gizemli Kıta Afrika Turu

 

Eşimle seyahatimizi planlarken ilk işimiz Egypt Air’den Kahire aktarmalı Dar Es Salaam biletimizi almak oldu. Bilet aldıktan sonra detaylı araştırmalara başladık ve rotamızı belirledik. Yolculuğa çıkmadan önce otel ya da ulaşım için kesin bir rezervasyon yaptırmadık ama nereye nasıl ulaşabileceğimizi bilerek gittik. Yolculuk günü sabahın ilk ışıkları ile birlikte Dar Es Salaam Havalimanı’na indik. Tanzanya vizesini ülkeye girişte bir form doldurup, 50 dolar karşılığında aldık.

Gizemli Kıta Afrika Turu

2 GÜN AFRİKA TREN YOLCULUĞU

 

Tanzanya-Dar Es Salaam ve Zambiya-New Kapiri Mposhi arasında çalışan Tazara treni karşılıklı olarak hareket ediyor. Yolculuk yaklaşık 2 gün sürüyor. Trende yataklı 1. sınıf kompartımanlar genelde turistlere ayrılmış, yerel halk daha ucuz olan koltuklu vagonları tercih ediyor. Normalde kadınlar ve erkekler aynı kompartımana alınmıyor ama 4 kişi parası ödeyerek kompartımanı kapatabiliyorsunuz.

Afrika’yı hissetmenin en etkili yollarından biri bu Tazara tren yolculuğu. Tren duraklara yaklaştığı zaman çocuklar yiyecek, giyecek verirsiniz umuduyla koşarak trene geliyor. Çocuklar dilenirken, yetişkinler de bir şeyler satmaya çalışıyor; kadınlar evde yaptıkları hamur işlerini, erkekler de topladıkları üzümleri ya da daha önceki yolculardan almış oldukları ikinci el eşyaları…

Zambiya’ya girişte gümrük memurları trene binip pasaportları kontrol ediyor. Yaklaşık 1-2 saatin sonunda 50 dolar vize ücretini tahsil edip, pasaportları kaşeleyip gidiyorlar. Tren Zambiya sınırını geçtikten sonra Tanzanya Şilini kabul edilmiyor. Simsarlar ellerinde bir tomar para ile kompartımana geliyor ve Zambiya Kwachası alıp almayacağınızı soruyorlar. Kuru çok düşük söylüyorlar, kendilerince verimli geçim kaynağı yaratmışlar. DEVAMINI OKU… 👇

afrika-darusselam-victoria-selalesi-tren-seyahati

VE NİHAYET VICTORIA ŞELALELERİ

 

Uzun süren yolculuğun sonunda dünyanın en büyük şelalesi olan Victoria Şelalesi’nin bulunduğu Zambiya’nın güneyindeki Livingstone şehrine vardık. Victoria Şelaleleri; Zambezi Nehri üzerinde 1,7 km genişliğinde 100 m yüksekliğinde. Şelale bu kadar yüksekten döküldüğü için havaya su buharı yükseliyor. Yağışlı dönemin sonunda suyun debisi arttığından su buharı daha da artıyor, dolayısıyla şelaleyi görebilmek mümkün olmuyor. Ancak helikopterle manzarayı görebiliyorsunuz. Bizim gittiğimiz kurak dönemin sonunda bile su buharından ıslanmamak için yağmurlukla dolaşmanız gerekiyor. Şelalenin yarısı Zambiya’ya, yarısı Zimbabwe’ye ait. Doğal oluşan yarıkların ortasından sınır belirlemişler ve nehri, şelaleyi paylaşmışlar. Dolayısı ile şelaleyi Zambiya’dan da Zimbabwe’den de görebilmek mümkün. Arada bir köprü var ve üstüne çıkabiliyorsunuz.

Asıl hayalini kurduğumuz ve Zambiya’ya gitmemizdeki en büyük sebep olan Devil’s Pool’a gittik. Burası şelalenin döküldüğü noktada oluşmuş doğal bir havuz. Kurak sezonda nehir çok hızlı akmadığı için şelaleden düşmeden, kıyısında yüzebiliyorsunuz. Dünyanın en büyük şelalesinde yüzmek heyecan verici bir duygu. Zambiya ve Zimbabwe arasındaki köprüde bungie jumping yapmak mümkün. Akşam için organizasyonumuz “Zambezi River Sunset Cruise” ile romantik bir nehir turuna çıkmak. Su aygırları ve timsahların olduğu nehirde, limitsiz yiyecek ve içecek eşliğinde gün batımının keyfini çıkarıyorsunuz.

Zambiya için ayırmış olduğumuz süre doldu. Dönüşümüzü Mazhandu Family Bus şirketinin 1. sınıf otobüsü ile Lusaka’ya ve Zambezi Air uçağı ile Dar Es Salaam’a yolculuk şeklinde planladık. Yüksek sezonda olmadığımız için yer bulmakta zorlanmadık. DEVAMINI OKU… 👇

zambiya-victoria-selalesi-turu

SOSYAL AÇIDAN ÇOK GERİDE

Zambiya’da HIV oranı yaklaşık yüzde 10. Yaşam süresi 42-45 yıl. 60 yaşında insan görebilmek çok zor. Kızlar ergenliğe girer girmez evlendiriliyorlar ve çocuk yaşta çocuk sahibi oluyorlar. Kadın başına düşen çocuk sayısı ortalama 6, dolayısıyla ülkenin yaş ortalaması çok düşük; 17. Kabile reisleri çok eşli. Ülkede tam 73 ayrı dil konuşuluyor; resmi dil İngilizce. Ülke 1964’te İngilizlerden bağımsızlığını almış ancak hala izlerini yoğun şekilde taşıyorlar. Ekonomileri sadece turizm ve bakır madenine dayalı.

TAZANYA SEREGETİ’DE SAFARİ ZAMANI

Hedef; Tanzanya Serengeti safari başlangıcı için Arusha’ya ulaşmak, ancak aynı gün içinde ulaşmamız mümkün değil. Dar Es Salaam Havaalanı’nda birkaç uçak firması ile görüştük ve fiyatı-saati en uygun olan Fly540’den ertesi gün için Kilimanjaro gidiş, Zanzibar dönüş uçak biletimizi aldık.

Daha önceden internetten almış olduğumuz fiyat tekliflerinin sonunda anladık ki bu safari çok pahalı bir iş. Ancak aracı başkalarıyla paylaşırsanız birim fiyat düşüyor. Görüştüğümüz 20 ayrı safari şirketinden en uygun olan ve iki İspanyol ile aracı paylaşabileceğimiz 6 günlük tur için Uhurutreks’ten Jasper ile anlaştık.

Çoğu tur şirketinin hizmet kalitesi aynı; tek fark otelde mi, çadırda mı konaklayacağınıza göre değişiyor. Biz ilk başlangıçta, Arusha’ya gidip, aklımıza yatan bir tur şirketiyle anlaşırız diye düşünmüştük, ama iyi ki öyle yapmamışız. Çünkü gidince gördük ki Arusha büyük bir şehir ve kendi başınıza bulabilmeniz mümkün değil. Safari Tanzanya’nın en önemli gelir kaynağı olduğu için ulusal parklar iyi organize edilmiş ve koruma altına alınmış.

6 günlük safarimiz boyunca yüzlerce öküz başlı antilop, zebra ve ceylan, onlarca aslan, zürafa, fil, bufalo, sırtlan, suaygırı gördük. Evet hayvanat bahçesinde de bu hayvanları görmüştük, televizyonda da belgeselleri çok seyretmiştik, ama burada vahşi doğanın ortasındayız. Çadırımızın yanına bufalolar, filler geliyor. Onlar otluyor, biz uyuyoruz. Zebra yavrusunu emziriyor, bir ceylan doğum yapıyor. DEVAMINI OKU… 👇

serengeti-safari-turu

Serengeti’nin uçsuz bucaksız düzlüklerinde büyük göçlere şahit olmak, 3 milyon yıl önce aktif olan Ngorongoro volkan kraterinde aslanların avlanmasını seyretmek gerçekten belgesellerdeki ile aynı değil. Siyah gergedanların nesli tükenmek üzere, kraterde sadece 3 tane kalmış ve belki bu gergedanları görebilen son şanslı insanlardanız.

Krater yakınlarındaki köylerde Masai’ler, turistler için tanıtım turları düzenliyor, yerel danslarını sergiliyorlar. Köyden çıkışta bir bakıyoruz tepeden bi zürafa ailesi geçiyor. Modern hayatta sokak köpekleri var, Afrika’da da sokak zürafaları…

Son gecemizde Jasper’ın köyü Marangu’da konaklıyoruz. Muz ağaçlarının arasında, Kilimanjaro eteğinde, tertemiz dağ havasında, konforlu bir yatakta yatıyoruz. Ertesi gün uçağa binmeden önce sadece Kilimanjaro’nun giriş kapısına gidecek kadar vaktimiz var. Bizim yerimize 12 Arçelik’li Marangu rotasından 5895 m yükseklikteki Afrika’nın çatısına tırmanıştaymış zaten. Bizim tırmanmak için zamanımız yok ama kim bilir belki ilerde Tanzanya’ya yine geliriz.

Afrika’da üç uzun hafta geçirdik. Ancak o kadar dolu dolu ve o kadar heyecanlıydı ki zaman nasıl geçti anlamadık. Anladığımız en önemli şey ise Afrika’yı fotoğraflarda, belgesellerde görmekle, bizzat gidip hissetmenin tamamen birbirinden farklı olduğuydu. Dünyanın farklı köşelerini keşfetmek isteyenlerin hayatında mutlaka bir kere denemesi gereken bir rota.

Yazı tarihi: 31 Mayıs 2012 / Koç Ailem Bizden Haberler Dergisi

Burcu Canbulat

www.gezitozu.com

« »

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni yazılardan haberdar olmak ister misiniz? Tıklayın, Abone olun :)

%d blogcu bunu beğendi: